GÜNDEM
Giriş Tarihi : 18-08-2021 11:10

Üniversite uyardı: Kaynarca'da su taşkını riski var!

Sakarya Üniversitesi Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi, Kaynarca'da da Seyren Deresi'nin taşkın riski taşıdığını açıkladı,

Üniversite uyardı: Kaynarca'da su taşkını riski var!

Sakarya Üniversitesi Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi, 17 Ağustos 1999 İzmit- Adapazarı Depremi hakkında yapılan afet çalışmaları hakkında bir rapor yayınladı. Raporda Marmara Bölgesinde bulunan fay hatları hakkında bilgi verilirken diğer çeşitli doğal afet riskleri ve alınması gereken önlemler hakkında tavsiyelerde bulunuldu. Sakarya Üniversitesi Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin yayınladığı raporda  “17 Ağustos 1999 İzmit-Adapazarı (M 7.5) ve hemen ardından oluşan 12 Kasım 1999 Düzce (M 7.1) depremleri oluşturdukları yıkım nedeniyle Türkiye’de yüzyılın felaketi olarak adlandırılmıştır. Bu depremler Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerinde  bin 600 yıllık süreç içinde meydana gelen deprem ve büyüklükleri hakkında bilgi verildi.

7 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM

Kuzey Anadolu Fay Zonu Kuzey Kol’un Doğu Marmara Denizi içinde kalan kısmı 1766 yılından beri bir deprem üretmediği vurgulanan raporda, Marmara Bölgesi içinde Kuzey Kol üzerinde 250 yıldır kırılmamış tek kesim ve bir sismik boşluk olarak özellikle İstanbul için büyük bir tehdit arz ettiği ifade edildi.  Doğu Marmara Denizi altındaki bu sismik boşluğun Sakarya’da hasar oluşturması uzak bir olasılık olmadığı vurgulanan raporda “Geyve-Mekece-İznik hattından geçen Güney Kol büyük olasılıkla en son 1419 depremi ile kırılmıştır. Bu fay Kuzey Kol’a göre çok daha az hareketli bir fay olmasına rağmen uzun süredir sessiz olmasıyla M 7 büyüklüğü ya da biraz üzeri deprem üretecek enerjiye sahiptir” ifadelerine yer verildi.

AFET ARŞİVLERİ İNCELENDİ

Küresel ölçekte afet arşivler incelendiğinde en çok tekrarlayan doğal afetler olarak seller/taşkınlar, kasırgalar ve depremlerin ön plana çıktığı vurgulanan raporda, “Türkiye’de geçen yıl meydana gelen 24 Ocak 2020 Sivrice-Elazığ ve 30 Ekim 2020 İzmir depremleri ve geçen bir yıllık süre içinde meydana gelen 22 Ağustos 2020 Dereli (Giresun), Temmuz 2021 Artvin ve Rize ve 13 Ağustos 2021 Ayancık (Sinop) ve Bozkurt (Kastamonu) selleri/taşkınları küresel afet arşivlerinden çıkarılan bu sonuçların Türkiye için de geçerli olduğunun önemli kanıtlarını oluşturmaktadır. Gerek sıralanan bu deprem ve taşkınlar gerekse 1999 depremleri sonrasında yaşananlar “Türkiye doğal afetlerin sıklıkla yaşandığı bir ülkedir” gerçeğini ispatlamasının yanı sıra afet çalışmalarının ve afetlere hazırlık konusunun Türkiye için ne kadar önemli olduğunu da göstermiştir. Ayrıca, son yıllarda Türkiye’de ve diğer birçok ülkesinde yaşanan orman yangınları çoğunlukla insan kaynaklı olarak oluşan yangınların da ciddi ölçekte afet oluşturduğunu ortaya koymuştur” denildi.

 

AFET FARKINDALIĞI KAYBOLUYOR

Sakarya Üniversitesi Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan raporda afet zararlarının nasıl azaltılacağı konusunda afet sonrası ‘Kriz Yönetimi’’nden çok, afet öncesi “Risk Yönetimi”ne verilmesinin önemli  olduğu vurgulandı. Raporda afetler oluştuktan sonra müdahale ve yaraları sarmadan çok afet öncesi alınacak önlemlerle ve yapılacak çalışmalarla afet zararlarını azaltma yolunun seçilmesinin önemli olduğu vurgulanan raporda, “Bu bağlamda afet/risk yönetiminin bir unsuru olan “Afet Öncesi Eğitim” ve “Afet Farkındalığı Oluşturma” çalışmalarının önemleri çok büyüktür. 1999 depremleri sonrası kamuoyunda oluşan afet farkındalığının, 22 yıl içinde seviye kaybettiği görülmektedir. Afet oluşturan tehlikelerin mevcudiyetinin zihinlerde tazeliği korundukça, bu konularla ilgili çalışılmaların içerik ve kapsamlarının güncellenip geliştirilmelerinin gerekliliği de anlaşılacaktır” şeklinde uyarılarda bulunuldu.

SAÜ’YE AİT BİRİMLER

Raporda Sakarya ve çevresinde, Türkiye ve yakın çevresinde afet oluşturacak tehlikelerin belirlenmesi, afet farkındalığı oluşturulması ve afet zararlarının azaltılması için uygun yerleşim ve inşa tekniklerinin belirlenmesi ve öğretilmesi hususlarında SAÜ’ye bağlı Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Yangın Uygulama ve Araştırma Merkezi, Fen Bilimleri Enstitüsü Afet Yönetimi Programı ile Yangın ve Yangın Güvenliği Programı ve İnşaat Mühendisliği Bölümü ile Jeofizik Mühendisliği Bölümü faaliyetlerde bulunduğu hatırlatıldı.

TAŞKIN RİSKİ ARAŞTIRMASI

Raporda diğer afetlere konusunda yapılanlara da yer verildi. Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Sönmez danışmanlığında ilimizde birçok farklı nokta için taşkın riskleri ve olası ekonomik zararlar hesaplandığı belirtildi . Çalışma yapılan sahalar arasında daha önce taşkınların meydana geldiği Güney Sapanca havzasında yer alan Keçi deresi, Geyve ilçe merkezinde geçen Karaçay Deresi, Akyazı ilçesinde yer alan Küçücek Deresi ve Kaynarca ilçesi merkezinden geçen Seyren Deresi yer aldığı belirtildi. Hazırlanan raporda, taşkın riskleri, ekonomik zarar, etkilenebilecek yaklaşık nüfus tespit edildiği belirtilirken, bu çalışmaların  İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof.Dr. Emrah Doğan tarafından yürütüldüğü ifade edildi.

YAĞIŞ ARTIŞI VE BETONLAŞMA

Taşkınlar konusunda yapılan çalışmada, yağışların son yıllarda artış eğiliminde olduğu, bu sebeple kısa sürede fazla miktarda düşen yağışların taşkınlara sebebiyet veren doğal faktörler olduğu ifade edildi.  Raporda bununla birlikte havzadaki ormansızlaştırma, geçirimli yüzeylerin (doğal zemin) yerini geçirimsiz yüzeylere (beton ve asfalt vb.) bırakması düşen yağışın zemine sızma miktarını azaltmakta ve akışa geçen hacmin artmasına sebep olduğu belirtildi. Akışa geçen miktarı drene edebilecek yağmur suyu şebekelerinin bulunmaması dere yatağına ulaşan akış hacmini (Debi) arttırdığı belirtilen raporda, “Dere yataklarının bakımsızlığı sebebiyle yatağın dolu olması, taşkın taşıma kapasitesini azaltmakta ve dere yatağından taşarak sel hadisesine sebep olmaktadır. Dere yatağı üzerinde bulunan eksik mühendislik hizmeti almış sanat yapıları ve köprüler de havzadan gelen rüsubat (tomruk, kaya dal ve atık vb. ) sebebiyle tıkanıp taşkınları tetikleyen ve şiddetini arttıran en önemli İnsan faktörü olarak sayılabilir. Dere yatağından taşan suyun yıkıcı etkisi ise yine insan faktörü olarak sıralayabileceğimiz dere yataklarına yakın yerlere yapılan yapılaşma sebebiyle artmakta böylece büyük ekonomik kayıplar ve can kayıplarına sebebiyet vermektedir. Ayancık (Sinop) ve Bozkurt (Kastamonu’da) yaşanan sel/taşkın afetleri anlatılanların yaşanmış örneklerini oluşturmaktadır” denildi.

TAŞKINA KARŞI RİSKLİ YAPILAR

SAÜ Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan raporda, Sakarya Nehrinin, il sınırları içerisinde oluşturabileceği taşkın risk durumu ve Sakarya nehrine mansaplanan derelerden özellikle ilçe merkezi ve meskûn bölgeler içerisinde kalmış dere ve nehirlerin taşkın risk analizleri yapılarak etrafında yer alan riskli alanların ve riskli yapıların tespiti yapılması gerektiği bilgisi de yer aldı. Son yıllarda taşkınların meydana geldiği Geyve, Kaynarca, Karapürçek, Karasu, Hendek, Akyazı, Sapanca ve Serdivan örnekleri dikkate alınarak bu afet için bir an evvel harekete geçilmesi gerektiğini raporda yer aldı. Günümüzde artış gösteren yağışlar eğer gerekli tedbirler alınmazsa daha sık karşılaşılacak bir afet halini alacağının altı raporda çizildi

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Beşiktaş410
  • 2Trabzonspor410
  • 3Fatih Karagümrük510
  • 4Fenerbahçe410
  • 5Konyaspor410
  • 6Altay59
  • 7Galatasaray48
  • 8Hatayspor47
  • 9Kayserispor47
  • 10Yeni Malatyaspor56
  • 11Alanyaspor46
  • 12Kasımpaşa45
  • 13Göztepe55
  • 14Gaziantep FK44
  • 15Antalyaspor44
  • 16Sivasspor42
  • 17Adana Demirspor42
  • 18Çaykur Rizespor41
  • 19Başakşehir FK40
  • 20Giresunspor40
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA