Kaynarca
Giriş Tarihi : 14-05-2015 10:30   Güncelleme : 14-05-2015 10:30

Ali İrfan Güngör ve Türkiye de Sağlık.

Ali İrfan Güngör ve Türkiye de Sağlık.
  Yakında yolu sağlık sorunları yüzünden hastahaneye düşmüş Hemşehrimiz Tömekler Mahallemize Kayıtlı Ali İrfan GÜNGÖR ile kısa bir söyleşi. +Ali İrfan Güngör (abimiz) Kimdir ... - 1960 da Tömekler Köyünde doğmuş Tahsil hayatına köyünde devam etmiş Ailesinin çifçilik işlerini üstlenen bir bireyidir . + Bize ulaşıp bu yazıyı yazdırma amacınız nedir ? - Yukarıda da belirttiğimiz gibi geçtiğimiz hafta sağlık sorunlarım yüzünden hastahanede 4 gece kaldım . - Türkiye deki sağlık sistemi ile ilgili ve sağlıkla ilgili almış olduğum notları izlenimleri değerli hemşehrilerimize aktarmak istiyorum . + Anlatın lütfen . - Ben uzun zamandır hastahanelere gitmemiştim taaki geçen haftaya kadar . - Hastanede deninde hep korkardık ben ve çevremdekiler iğneden serumdan değil ha ... - Doktordan, Hemşireden, maliyetten, külfiyetten, işimizi görememezlikten, insanlara oradan gelen kara haberden çok hastahanelerdeki eziyetler zor gelirdi . - C.B da derya hep anneme sıra almak için 6 da hastahaneye giderdim muayeneyi olsak ilaç kuyruğunda ya sıra gelmez yada ilaç biterdi diye aslında tamda öyle olurdu bizde birde bizim hastahanede saat 6 da olabilmemiz için bir önceki günden öküz arabalarıyla  yola çıkmamız gerekirdi hastayla birlikte hastanın iyi olacağı varsa da kış da kıyamette iyice hastalık işler hatta hastayı götüren yakını da sitresten mi soğuktan mı bilinmez oda kesin hasta olurdu. - Allah o günleri tekrar yaşatmasın inşallah zor ve acımasız günlerdi . - Şimdi hastahaneye gittiğinizde para pul kimse sormuyor... - Personel iş görme çabasında güler yüzlü ve insan olduğunu hissettiren muamelelerle karşılıyor yaklaşıyor . -Hasta olmak ve o hastanelerde yatmak benim için tatil neredeyse . + Abartıyorsunuz :) -Hasta olunda görün demek istemiyorum ama şükürler olsun ki öyle. + İnsanı Hasta olmaya özendiriyorsunuz :) - GÜLÜYOR ... - Dünya değişiyor herkes bundan nasibini alıyor Türkiye de sağlık konusun da bayağı yol kat etmiş Önce C.B na Sonra şimdi pek söz edilmeyen Sn:Recep Akdağ beyefendiye teşekkür ediyorum . - Şimdi bana Tr deki sağlık sistemini neye göre dünya ile kıyaslıyorsun diye sorabilirsiniz yada aklınızın ucuna takılabilir yurt dışına gidip tedavi olmadım evet ama Geçenlerde Murat Bardakçı beyefendinin köşesinde paylaştığı yazısı tam olarak olayları özetliyor ;

-''  Murat BARDAKÇI / HT GAZETE

Seksen yaşlarındaki bir dostumun geçenlerde öğleden sonra uykusu geldi, gidip yatağına uzandı...

Hanımı önce “Belki yorgunluktandır” diye düşündü, pek umursamadı ama uyku uzayınca bir tuhaflık olduğunu farketti ve kocasını uyandırmak istedi...

Ama uyandıramadı... Seslendi, omuzuna falan bastırdı, fakat nafile...

Hanım hemen ambülans çağırdı ve hâlâ uyuyan kocasını yakınlardaki bir hastahanenin âcil servisine götürdüler...

Hasta, âcilde bir sedyenin üzerinde tam beş saat bekledi! Ne bir doktor geldi, ne de hemşire... Hanım telâşla oraya-buraya koşuşturdu, ilgilenecek birilerini arayıp durdu ve her seferinde “Doktorlarımız meşgul, bekleyeceksiniz” dediler...

Tam beş saatin sonunda bir doktor teşrif buyurdu, kısa bir muayeneden sonra“Kocanız beyin kanaması geçiriyor. Bizim burada yapacağımız birşey yok, bilmemne hastahanesine götürün” dedi ve gitti!

Bu defa yarım saat ambülans beklediler ve âcildeki doktorun tavsiye ettiği hastahaneye nihayet gidebildiler.

Oradaki bekleyişleri daha mâkul oldu, iki saat sonra bir doktor geldi, hastanın hemen EMAR’ını vesairesini çektiler ve “Beyinde kese oluşmuş, bir tarafına da hafif felç gelmiş, yarın sabah ameliyat edeceğiz” dediler.

Ameliyat ertesi sabah yapıldı, başın ön tarafını açıp kanamalı bölgedeki keseyi aldılar, arka tarafını da delip diren koydular ve hasta hayatî tehlikeyi atlattı...

YALANIN BÖYLESİNE YUH!

Aradan tam beş gün geçti, bu beş gün zarfında sadece pansuman yapıldı ve adamcağızın ne vaziyette olduğuna bakmak için tek bir doktor bile uğramadı.

Hanım, beşinci gün öğleden sonra ameliyatı yapan doktora ulaşabildi,“Günlerdir birşey öğrenemedim, kocamın vaziyeti nedir, bundan sonra ne yapacağız?” diye sordu.

Doktor “Ben sadece operatörüm. Ameliyatı yaptıktan sonra işim biter. Size yarın doktor filânca gelecek, bundan sonrasına o karar verecek”dedi.

Hanım rahatlar gibi oldu, ertesi gün ismini öğrendiği doktoru beklemeye başladı, tam iki gün boyunca bekledi ama ne gelen vardı, ne giden!

Üçüncü gün araya birilerini koyup beklediği doktorun ismini verdi, temasa çalıştı ama işin aslını öğrendiğinde bu defa neredeyse kendisi beyin kanaması geçirecek gibi oldu: Değil hastahanede, şehirde bu isimde bir doktor yoktu, yani yalan söylenmişti!

Bu defa ameliyatı yapan operatörü aradı ama adam tatile çıkmıştı ve telefonları cevap vermiyordu...

Derken hastahane yönetiminden birileri geldi, “Ameliyat yapılalı bir hafta oldu, bize yatak lâzım, hastanızı alıp evinize götürün” dediler.

Kadıncağızın kafasındaki iki delik ile sargılar içerisindeki yaşlı kocasını evinde tek başına bakmaya tâkati de, imkânı da yoktu; arayıp sordu, şehir dışında ameliyat sonrası bakım için bir kliniğin mevcut olduğunu öğrendi. Hemen bağlantıları yaptı, ambülans çağırdı, kocasını sedye ile taşıyacak hastabakıcıya“Sabahtan beri ağzımıza lokma koymadık, lütfen beş dakika bekleyin, aşağıda bir-iki sandviç yaptırıp geleyim” dedi.

Hastanın yattığı oda beşinci kattaydı, binanın altı asansörü vardı ama sadece biri çalıştığı için hanımın gidip gelmesi yirmi dakikayı buldu ve döndüğünde kocasını bulamadı...

Hastanın nerede olduğunu sorduğunda “Hanım, ambülans seni bekleyecek değil ya... Alıp götürdü” dediler...

Kadıncağız, hastanın nakledildiği kliniği bulabilmek için yollarda birkaç saat geçirdi ve ameliyatlı kocasına nihayet kavuşabildi...

Hasta, şimdi şehir dışındaki klinikte nekahet günlerini geçiriyor...

TÜRKİYE Mİ ZANNETTİNİZ?

Son onbeş gün içerisinde yaşanan bu içler acısı maceranın Türkiye’de cereyan ettiğini zannettiniz değil mi?

Hayır, bütün bunlar Fransa’da, Paris’in göbeğinde yaşandı ve hadiselerin çoğuna orada bizzat şahit oldum! Üstelik ameliyatın yapıldığı ve ilgisizliğin yanısıra yalan üstüne yalan söylenen hastahane de devletin falan değildi, özeldi ve son derece pahalı idi! Ama yaşlı nüfusun artması sosyal devletin başına dert olmaya başlayınca para-pul işe yaramaz hâle gelmiş, yaşlılara karşı alâka ve merhamet bitmiş, neredeyse “Biran önce ölseler de kurtulsak” zihniyeti hâkim olmuştu...

Dolayısı ile hiç durmadan şikâyet ettiğimiz hastahanelerimizin vaziyetine ve durmadan yakındığımız sağlık politikamıza oturup kalkıp şükredelim! '' Vallahi ben onun yalancısıyım ...

+Çok gazete okuyor musunuz ??

- Evet

-Sağlıkla İlgili önerilerim.

-Biz insanlar her şeyin değerini sonradan anladığımız gibi sağlığımızın değerini de maalesef sağlığımızı kaybettikten sonra anlıyoruz. Bu durum oldukça üzücü ancak hepimiz bu konuya karşı biraz duyarlı olursak hastalıklarımızı çok daha kolay iyileştirebiliriz. Her insan zaman zaman hastalanır. Hastalanmayan insan neredeyse yok gibidir. Ama önemli olan bu hastalıkların teşhisinin erken konularak hızlı bir şekilde tedavi edilebilmesidir. Erken teşhisin hayat kurtardığı uzmanlar tarafından sıkça tekrarlanan bir gerçektir. Bu nedenle henüz hastalanmadan rutin kontrollerimizi yaptırmamız gerekmektedir. Doktorlar bizim sağlıklı olmamız için vardır. Bu nedenle en ufak bir şikayetimiz olduğunda bir hekime danışarak bu şikayetimizin sebebini öğrenmemiz gerekir. Sağlık çok önemlidir ve kaybedildikten sonra kolay kolay geri gelmemektedir. Belki geçici hastalıklar çok önemli değildir, onları bir şekilde atlatırsınız. Ama maalesef ki çok ciddi bir hastalığınız varsa bu hastalığı ihmal ettiğiniz için sonradan çok fazla üzülebilirsiniz. Bu nedenle rutin sağlık kontrollerini asla ihmal etmemek gerekir. Sağlığımızı korumanın en temel yolu düzenli beslenmek, dinlenmek ve düzenli uyumaktır. Sağlığımızı kaybederek üzülmemek için öncelikle sağlığımızın kıymetini bilmeli ve deyim yerindeyse kendimize iyi davranmamız gerekmektedir. Bize bizden başka dost yoktur. Bu nedenle sağlığımıza dikkat ederek sağlıklı bir yaşamı kendimize hayat felsefesi edinmeliyiz. +
NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3166
  • 2Trabzonspor3162
  • 3Sivasspor3154
  • 4Galatasaray3152
  • 5Alanyaspor3151
  • 6Fenerbahçe3150
  • 7Beşiktaş3050
  • 8Göztepe3139
  • 9Gaziantep FK3038
  • 10Antalyaspor3138
  • 11Kasımpaşa3036
  • 12Gençlerbirliği3133
  • 13Yeni Malatyaspor3132
  • 14Denizlispor3132
  • 15Kayserispor3031
  • 16Konyaspor3030
  • 17Çaykur Rizespor3029
  • 18MKE Ankaragücü3126
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA